|
Dergimizin İmam Mehdi’nin (af) kutlu doğumu
münasebetiyle İstanbul Küçükçekmece Belediyesi Kültür Merkezinde ilk kez
düzenlemiş olduğu “İslam da Mehdilik İnancı “ adlı paneli büyük ilgi gördü.
Salona sığmayan iştirakçiler paneli dışarıdan takip etmek zorunda kaldılar.
Saygı duruşu ve İstiklal Marşıyla başlayan Tören İmam Rıza Camii hocası
Seyyid Musa Atış’ın Kuran’dan ayetler tilavet etmesiyle başladı. Dünyada
yaşanan savaş ve katliamlara dikkat çekmek için hazırlanmış olan sinevizyon
gösteriminin ardından Caferiyol dergisi adına açılış konuşmasını Av. Sinan
Kılıç yaptı. Kılıç yaptığı konuşmada, Caferi inancını taşıyan çok güzide bir
kesimin bir kaç yıl önce bir araya gelerek bir birlik oluşturma adına mutabık
kaldıkları ve bunu hayata geçirmek için Caferilik İnancını Tanıtma Araştırma
ve Eğitim Derneği adlı CAFERİDER’i kurduklarını daha sonra bu derneğin yayın
organı olan Caferi yol Dergisini çıkardıklarını biliyorsunuz dedi. Kılıç, bu
süreçte bizimle beraber yan yana omuz omuza bize her türlü teşviki vererek
bugünlere kadar geldiğimizi ve bugün burada yine bir arada olduğumuzu
görüyorum. Bugün İslam âleminin olduğu kadar da bizim için de Caferi Yol
dergisi olarak ta özel bir anlamı, önemi vardır. Gününüz kutlu yarınlarınız
umutlu olsun. Allah’ın nurunun tamamlayıcısı mazlumların kurtarıcısı İmam
Mehdi (af)’nin yaru yaverlerinden olmak için bizlerinde çaba göstermesi
gerekir. Biz onun zuhurunu beklemekteyiz. Allah o günü yakın etsin.
Dergimize gelince bundan sonra daha farklı
mekânlarda daha geniş kesimlerle bir arada vahdet içerisinde ve İnançlarımız
doğrultusunda vatanımız için, milletimiz için daha faydalı çalışmalar yapmak
düşüncesindeyiz. Diye konuştu. Caferi âlimlerden Aliekber Salman’ın Okuduğu
“Sahip Zaman Neredesin” adlı şiirden sonra “İslam’da Mehdilik İnancı” adlı
panele geçildi. Panele Caferider Âlimler Yüksek İstişare Kurul Başkanı H.
İslam Abdullah Turan, Tüm İlahiyat Fakülteleri ve Yüksek İslam Enstitüsü
Mezunları Derneği Başkanı Selahattin Yazıcı, Cem Vakfı Alevi İslam Din
Hizmetleri Başkanlığı Adına Ali Yüce Dede ve salona sığmayan binlerce yediden
yetmişe katılımcı iştirak ettiler.
Panelde Komşumuz İran İslam Cumhuriyet’in den de
önemli bir misafir vardı. İslami İlimler Öğretim Üyesi Ayetullah Abbas Ali
Ahteri’nin aynı zamanda Parlamento üyesi olduğunu da öğrendik. Misafirimiz
yaptığı konuşmada şunları söyledi, Rasulullah (s.a.v)’ten rivayet edilmiştir:
“En üstün ibadet ferec beklemektir.”
Sizlerle bir arada bulunduğum bu fırsatta birçok
konuyu sizlerle sunmak isterdim. Ancak, havanın sıcak olması nedeniyle ve
benim konuşmamın bir de tercüme edileceğini göz önünde bulundurarak, sizlerin
daha fazla zahmete düşmemeniz için sözlerimi kısa tutmaya çalışacağım.
Değerli bacı ve kardeşlerim! Bir insan için,
peygamberlik ve risalet makamı hariç, “Allah’a iyi kul” olmaktır. Hz. İmam
Sadık(a.s) buyurdular: Allah (tabareke ve tâlâ) Hz. İbrahim’i kendisi için
nebi, resul ve Halil seçmezden evvel, onu kendisine kul olarak kabul ettiğini
ilan etmiştir. Diyen Ayetullah Ahteri’nin tam konuşma metnini makale şekli
dergimizde okuyabilirsiniz.
Cem Vakfı Alevi İslam Din Hizmetleri Başkanlığı
Adına Ali Yüce dede ise şöyle konuştu, bu güzel ve değerli organizasyonu
hazırlayan Caferiyol dergisi yönetim ve çalışanlarına sevgi ve saygılarımı
iletiyorum. Değerli konuşmacılara aşkı niyaz ediyorum. Bütün Peygamberler
kendilerine gelen hakikatleri anlatmışlardır. Bizim Peygamberimiz Hz.
Muhammed Mustafa da (sav) (şefaatleri üzerimize olsun) bizlere kâmil bir
dinin hakikatlerini anlatmışlardır. O güzel ahlakı tamamlamak üzere ve en
üstün peygamber olarak bu hakikatleri anlatmıştır. Bir insanın imanı itikadı
üzerinden başlar. Dikkat ederseniz biraz önceki çok değerli konuşmacı akıl
dininden bahsetti. Peygamberimiz bir hadisinde “Ben ilmin şehriyim Ali de
kapısıdır” bu hadis akıl sahipleri için çok anlamlıdır. O kapı akıl
kapısıdır. Bizler nefsimizle hakikat arasında sürekli savaş içerisinde olan
varlıklarız. Ya nefsin esiri olacağız ya da aklın. Bakınız, Muhammed Mehdi
Sahip El- Zaman için medyamızda televizyonlarda bir sürü spekülasyonlar
çıkarılmakta kimisi geldi, kimisi yoktur, kimisi doğacak diyerek zihinleri
bulandırmaktalar. Hatta sahte Mehdiler çıkartarak ya da çıkarak bu hakikat
örselenmek istenmektedir. Hz. Muhammed Mehdi’nin iki geliş süreci vardır.
Birincisi, her insan kendi varlığında Muhammed Mehdinin zuhurunu görecektir.
Diğeri de gelişiyle onun zuhuruna tanıklık edecektir. Hakikatlere sahip olmak
başka bir şey vehimlere sahip olmak başka bir şey. Cenabı Allah Peygamber ve
Ehl-i Beyti’nin sevgisinden hepimizi bir lahza bile ayrı tutmasın. Hakikat
onlarla aşikâr oldu ve yine onlarla olmaya devem etmektedir. Cenabı Allah
hepimizi sırat-ı müstakimde sabit kılsın. Bu dilek ve duayla hepinize aşk-ı
niyaz ediyor saygılarımı sevgilerimi sunuyorum. Diye konuştu. TİYEMDER
Başkanı Selahattin Yazıcı da, bu anlamlı günde annelerin bacıların yoğun
ilgisini görünce gerçekten duygulandım. Onlar için özel bir şey söylemek
istiyorum. Cennet kadınların ayakları altında değildir, anaların ayakları
altındadır. Caferi Yol dergisini hakikaten bu kadar önemli bir gündemi
konuşmak üzere bu güzide toplantıyı tertip etmesinden dolayı kutluyorum.
Yıllardır saklanan bir konuyu getirip önümüze koydular. Sizler salonlara
sığmayan bir camiasınız. Ve bugün Mehdi (as)’ın çağrısına uyarak geldiniz.
Mehdi’yi beklemek bizim hakkımız. Kıyamet alametlerinden en önemlisi de
Mehdi’nin gelmesidir. Bütün İslam âlemi buna böyle inanır. Sizler İslam’ı sığ
akıl içerisine sokmaya çalışan onun gaibi ve ilahi boyutlarından asla
kavraması mümkün olmayan o zındık kafalardan çıkan anlayışlara kendinizi
kaptırmadınız kaptırmazsınız. Ama onlara da buradan sesleniyorum İslam’ın
asli ebedi ve ezeli bir unsuru olan Allah’ın sahasına girmeye çalıştıkları
için onları burada yeriyorum. Dünyanın şu haline bir bakın insanlık zulüm
altında. Sadece Müslümanlar değil, iki ay önce Afrika’daydık. Afrika’nın
sahra çölünün ortasında Mali diye bir devlet var. Dünyanın en zengin altın
yataklarına sahip ama oranın insanları sefil ve perişan. Adeta 150 sene
öncesini yaşıyorlar. Bu son zulümleri gördükten sonra özellikle Afrika
seyahatinden sonra ecdadımızın ne kadar akıllı olduklarını gördüm. Yıllar
önce atalarımızın “Gâvur” diye tabir ettikleri şeyin ne demek olduğunu
sorguladım. İslam da böyle bir tabir yok ansiklopedilerde böyle bir tabir yok
sonra anladım ki, İslam dünyasını yakıp yıkan hiçbir sınır tanımayan,
insandan da aşağı olanlar için anlamı ve yerine oturan bir tabirmiş Gâvur.
Böyle bir ortamda bunlara tanıklık eden bizlerin Mehdi aleyhiselamı
beklememesi mümkün mü? Bizler kendi Müslüman anlayışımızı da sorgulamamız
gerekir. Maalesef belli makam ve mevkilere gelen insanlar konjonktüre uymanın
yarışı içerisindeler. Allahu Taala Kur’an-ı Keriminde “De ki batıl neden zail
olmuyor?” Biz gerçekten Allah’a Kur’an’a, Peygambere uymamız gerekmiyor mu?
Allah’ın sıfatlarıyla mücehhez olmamız gerekmiyor mu? Böyle olmadığı takdirde
İnancımızın ve Müslümanlığımızın eksik kalacağını düşünmüyor muyuz? Kendimizi
sorgulamalıyız. Allah’ın rahmeti gazabını her zaman geçmiştir. Demek ki
bizler gerçek mümin olamamanın sancılarını çekiyoruz. Başımızı ellerimizin
içerisine alıp düşünmeliyiz. Acaba camiler bizden yana boş kalıyor mu?
Evlatlarımızı camiyle tanış kılıyor muyuz? Bizler gerçekten Allah’a kul
olmakla mükellefiz. Biz buna mecburuz. Biz Mehdi aleyhiselamı beklerken
İnsanlığın kurtuluşuna vesile olmak durumundayız. Her birimiz bir birimizden
mesulüz. Annelere babalara büyük görevler düştüğünü unutmadan hepinize
saygılar sevgiler sunuyorum. Dedi. İslam da Mehdilik İnancı adlı panelin son
konuşmacısı CAFERİDER Âlimler Yüksek İstişare Kurul Başkanı H. İslam Abdullah
Turan ise İmam Mehdi (af) gerçeğini Semavi kitaplarda, İslam kaynaklarında
ve hadislerde var olduğunu delil ve örneklerle anlatarak bu konunun İslam
ümmeti içerisinde ittifak konusu olduğunun altını çizdi. Maksatlı inkâr ve
saptırmaların bu gerçeği örtbas edemeyeceğini vurgulayan Abdullah Turan’ın
konuyla ilgili makalesini de yine dergimizde okuyabilirsiniz. Panel, Türkiye
Caferileri Lideri Selahattin Özgündüz’ün “Gönder Gelsin Mehdimizi” adlı
Şiiri Eray Hazar tarafından okundu. Duygulu anların yaşandığı program Ferec
duasıyla son buldu.
Törene Irak İslam Devrimi Yüksek Konseyi Türkiye
Temsilcisi Abdullah Tütüncü ve Küçükçekmece Belediye Başkanı Aziz Yeniay da
birer mesaj gönderdiler. Abdullah Tütüncü mesajında “Türk Basınında yepyeni
bir ses yepyeni bir renk olan Caferi yol dergisini çizgisi ve içeriğiyle
severek ve beğenerek ciddiyetle takip etmekteyiz. Düzenlemiş olduğunuz
“İSLAMDA MEHDİLİK İNANCI “panelinize katılmam için yaptığınız nazik davete
teşekkür ederim. Ancak işlerimin yoğunluğu münasebetiyle katılamadığım için
üzüntülerimi ifade etmek isterim.
Bu kutsal gün münasebetiyle Caferiyol Dergisi
yönetimine, birbirinden değerli konuşmacılara ve katılımcılara saygı sevgi ve
başarı dileklerimi iletir gününüzü kutluyorum.
15 Şaban Irak halkı için iki kere anlamlıdır.
Birincisi Allah’ın nurunun tamamlayıcısı, yeryüzünde zulmü ortadan kaldırarak
arzın her zerresinde hakkın ve adaletin hüküm süreceği ve gerçekleştirecek
olan İmam Mehdi’nin doğum günü olması, ikincisi de Saddam zulmünün sonunu
getirmek için 1991 yılında deniz dalgaları gibi başlatılan o büyük
intifadanın yıl dönümü olmasıdır.
1991 intifadasın da 3 günlük Saddam hükümetine
son verilmişti. Ancak Safran çadırı altında birbiriyle savaşanlar birden
birlik olup tanklarla helikopterlerle büyük bir katliam başlatarak Ehl-i Beyt
dostları için toplu mezarlar oluşturdular. Bu cinayetler tam 12 yıl sürdü.
Bugün ise “Allah’ım zalimleri zalimlerle meşgul et” duası gerçek oldu.
Zalimlerin sonu oldu. Bu dua İnşallah yakın bir zaferin de başlangıcı olur.
Ancak zalimler 3 yıl önceki düzeni hala geri getirmenin yakıcı ateşiyle
uğraşmaya, katletmeye, Müslümanları Şii -Sünni diye ayrıştırmaya devam
etmekteler. Şunu biliniz ki Irakta Sünni -Şii çatışması yoktur. Tekfirci ve
basaacı terör saldırılarını Şii -Sünni savaşı gibi göstermek, Emperyalizmin
ve Siyonizm’in ekmeğine yağ sürmektir.
Irak halkını dualarınızda unutmamanızı temenni
eder hepinize saygılarımı sevgilerimi sunarım.” Dedi. |